|
COĞRAFYA TERİMLER SÖZLÜĞÜ
A
Açık Havza :
Sularını denize ulaştırabilen havzalara açık havza denir
Açısal Hız :
Dairesel hareket yapan Dünya üzerindeki bir noktanın birim zamanda
oluşturduğu dönüş açısıdır. Dünya, ekseni çevresindeki hareketi
sırasında 4 dakikada 1 derecelik, 1 saatte 15 derecelik, 24 saatte
360 derecelik dönüş yapar. Açısal hız, dünya üzerindeki her
noktada aynıdır.
Ağıl :
Hayvanların barındığı, çevresi taş veya ahşap ile çevrili yerlere
ağıl adı verilmektedir. Ağıllar zamanla nüfusun artmasına bağlı
olarak sürekli yerleşme haline gelebilir. Sürü sahipleri
tarafından kurulan ağıllar kış mevsiminde hayvanların korunması
amacıyla kullanılır.
Akarsu Akımı (Debisi) :
Akarsuyun herhangi bir kesitinden birim zamanda geçen su miktarına
(m3) akım veya debi denir
Akarsu Rejimi :
Akarsuyun akımının yıl içerisinde gösterdiği değişmelere rejim ya
da akım düzeni denir.
Alizeler :
30° enlemlerinden (DYB) Ekvator’a (TAB) doğru esen rüzgarlardır.
Dünya’nın ekseni çevresindeki hareketi nedeniyle sapmaya
uğrayarak, Kuzey Yarım Küre’de kuzeydoğudan, Güney Yarım Küre’de
güneydoğudan eserler. En düzenli ve sürekli esen rüzgarlardır.
Okyanus akıntılarının yönlerini düzenlerler. Başlangıçta kuru olan
bu rüzgarlar, deniz üzerinden aldıkları nemi Ekvator çevresine
yağış olarak bırakırlar.
Altimetre :
Madeni barometrelerin bir çeşididir. Yükseldikçe basıncın azalması
kuralına dayanılarak, yüksekliklerin ölçülmesi amacıyla
yapılmıştır.
Andezit :
Eflatun, mor, pembemsi renkli dış püskürük bir taştır. Ankara taşı
da denir. Dağıldığında killi topraklar oluşur.
Aneroid Barometre :
Madeni barometredir. Cıvalı barometrelerin kullanım alanının
sınırlı olması ve taşıma zorluğu nedeniyle geliştirilmiştir.
Aphel :
Bakınız :
Günöte.
Araziden Yararlanma Haritaları :
Bir bölgede
arazinin nasıl kullanıldığını gösteren haritalardır. Bu haritalar
yardımıyla ekili-dikili alanların, çayır ve mera alanlarının,
orman alanlarının, bölünüşü ile kayalık, bataklık gibi
kullanılmayan alanlar hakkında bilgi edinilir. Tarımın türü ve
tarım ürünleri de bu haritalarda gösterilir.
Artezyen :
Basınçlı yeraltı sularıdır. İki geçirimsiz tabaka arasındaki
geçirimli tabaka içinde bulunan sulardır. Tekne biçimli ovalar ve
vadi tabanlarında bu tür sular bulunmaktadır.
Atmosfer :
Dünya’yı çepeçevre saran gaz örtüsüne atmosfer denir. Atmosferin
alt sınırı, kara ve deniz yüzeyleriyle çakışır. Üst sınırını ise
yerçekiminin etkisi belirler. Ekvator’dan kutuplara doğru
yerçekimi arttığı için atmosferin şekli Dünya’nın şekli gibi
küreseldir.
Atmosfer Basıncı :
Atmosferi
oluşturan gazların belli bir ağırlığı vardır. Gazların
yeryüzündeki cisimler üzerine uyguladığı basınca atmosfer basıncı
denir.
Aysberg (Buz dağı) :
Buzullardan kopup, denize kadar ulaşan kalın buzul parçaları
deniz içinde ilerlemeye devam eder. Buzun yoğunluğu, deniz
suyunun yoğunluğundan az olduğu için su tarafından kaldırılır.
Yüzlerce metre kalınlıkta ve kilometrelerce uzunluktaki bu buz
dağlarına aysberg denir.
B
Bağıl Nem :
Hava her zaman taşıyabileceği kadar nem yüklenmez. Genellikle
havadaki su buharı miktarıyla doyma miktarı arasında bir fark
bulunur. Bu farka doyma açığı (nem açığı) denir.
Belli
sıcaklıkta 1m3 havanın neme doyma oranına ise bağıl nem denir.
Bankiz :
Kutup çevresindeki denizlerde, suyun donması ile oluşan buz
kütleleridir.
Barograf :
Basıncı sürekli kaydeden ve yazıcı ucu bulunan bir tür madeni
barometredir.
Basınç :
Yüksek basınç
alanlarında alçalıcı hava hareketi buharlaşmayı engeller. Çünkü
alçalan havanın yoğunluğunun artması su buharının yükselmesini
önler. Alçak basınç alanlarında ise yükselen havanın yoğunluğu
daha az olacağı için buharlaşma daha kolaydır.
Bazalt :
Koyu gri ve siyah renklerde olan dış püskürük bir taştır.
Mineralleri ince taneli olduğu için ancak mikroskopla
görülebilir. Bazalt demir içerir. Bu nedenle ağır bir taştır.
Birinci Zaman (Paleozoik) :
Günümüzden yaklaşık 225 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan
jeolojik zamandır. Birinci zamanın yaklaşık 375 milyon yıl sürdüğü
tahmin edilmektedir.
Zamanın önemli
olayları : Kaledonya ve Hersinya kıvrımlarının oluşumu. Özellikle
karbon devrinde kömür yataklarının oluşumu. İlk kara bitkilerinin
ortaya çıkışı. Balığa benzer ilk organizmaların ortaya çıkışı.
Birinci zamanı karakterize eden canlılar graptolith ve trilobittir.
Boğaz:
Bakınız : Yarma vadi.
Bora :
Yugoslavya’nın iç kesimlerinden Adriyatik Denizi kıyılarına esen
soğuk rüzgarlardır.
Boylam :
Dünya
üzerindeki herhangi bir noktanın başlangıç meridyenine olan
uzaklığının açısal değeridir.
Q açısı, D
noktasının başlangıç meridyenine olan uzaklığının açı cinsinden
değeridir ve D noktasının boylam derecesini verir.
Örnek : D
noktasına ait Q açısının değeri 30 derece ise,
D noktasının
boylam derecesi 30° dir.
Boyun :
Birbirine ters yönde açılmış iki akarsu vadisinin en yüksek, iki
doruk arasındaki alanın en alçak yerine boyun denir. Buralara bel
ya da geçit de denir.
Bozkır :
İlkbahar yağışlarıyla yeşeren, yaz kuraklığı ile sararan kısa
boylu otlardır. Bunlara step ya da bozkır denir.
Buharlaşma :
Atmosferdeki
nemin kaynağı yeryüzündeki su kütleleridir. Sıcaklık arttıkça,
havadaki nem açığı arttıkça, su yüzeyi genişledikçe, rüzgar
estikçe, basınç azaldıkça, buharlaşma artar.
Buz Dağı :
Bakınız :
Aysberg.
Buzul Gölleri :
Buzullaşma döneminde buzulların aşındırmasıyla oluşan çanaklardaki
göllerdir.
C
Coğrafi Bölge :
Taşıdığı belirli Coğrafi özellikleri ile çevresinden ayrılan,
kendi içinde benzerlik gösteren en geniş coğrafi birimdir. Coğrafi
bölgelerin sınırları belirlenirken doğal koşullar, sosyal ve
ekonomik özellikler temel alınır.
Coğrafi Bölüm :
Bir coğrafi bölge içinde doğal koşullar, sosyal ve ekonomik
özellikler bakımından farklılık gösteren küçük birimlerdir.
Coğrafi Konum :
Yeryüzündeki herhangi bir alanın bulunduğu yere, o alanın coğrafi
konumu denir. Coğrafi konum, matematik konum ve özel konum olarak
iki şekilde ifade edilir.
Cıvalı Barometre :
Üstü açık bir kaba daldırılmış, yukarı ucu kapalı bir cam borudur.
Hava basıncı, boruyu dolduran cıva sütununu dengede tutar. Hava
basıncı azalıp çoğaldıkça cıva sütunu da alçalıp yükselir. Cıvalı
barometre camdan yapıldığı ve hep düz durması gerektiği için her
zaman kullanımı kolay değildir.
Ç
Çakıltaşı (Konglomera) :
Genelde
yuvarlak akarsu çakıllarının doğal bir çimento maddesi yardımıyla
yapışması sonucu oluşur.
Çakmaktaşı (Silex) :
Denizlerde
eriyik halde bulunan silisyum dioksitin (SİO2) çökelmesi ile
oluşan taştır. Kahverengi, gri, beyaz, siyah renkleri bulunur.
Çok sert olması ve düzgün yüzeyler halinde kırılması nedeniyle
ilkel insanlar tarafından alet yapımında kullanılmıştır.
Çekirdek :
Dünya'nın yoğunluk ve ağırlık bakımından en ağır elementlerin
bulunduğu bölümüdür. Dünya’nın en iç bölümünü oluşturan
çekirdeğin, 5120-2890 km’ler arasındaki kısmına dış çekirdek,
6371-5150 km’ler arasındaki kısmına iç çekirdek denir. İç
çekirdekte bulunan demir-nikel karışımı çok yüksek basınç ve
sıcaklık etkisiyle kristal haldedir. Dış çekirdekte ise bu karışım
ergimiş haldedir.
Çiy :
Havanın açık ve durgun olduğu gecelerde, havadaki su buharının
soğuk cisimler üzerinde su damlacıkları biçiminde yoğunlaşmasıdır.
İlkbahar ve yaz aylarında görülür.
Çizgi (grafik) Ölçek :
Haritalardaki küçültme oranını çizgi grafiği üzerinde gösteren
ölçek türüdür. Kesir ölçeğe göre düzenlenir ve santimetre (cm)'nin
üstündeki tüm uzunluk birimleri kullanılır.
Çizgisel Hız :
Dairesel hareket yapan Yerküre üzerindeki bir noktanın birim
zamanda eksen üzerindeki yer değiştirme hızıdır. Çizgisel hız,
dünyanın küreselliği nedeniyle Ekvator'da en fazladır, kutuplara
doğru azalır.
Çökme Dolini :
Yeraltında bulunan mağara sistemlerinin tavanlarının incelerek
çökmesi ile oluşan karstik şekillerdir. Çökme dolinleri,
derinliklerinin fazla oluşu, yamaçlarının eğimli oluşu ve
tabanlarındaki iri bloklar halinde maddeler bulunması nedeniyle
erime dolinlerinden kolayca ayırtedilirler.
D
Dağ Oluşumu :
Bakınız : Orojenez.
Dalgalar :
Dalgalar, deniz ve göllerdeki kuzey sularının periyodik
salınımlarıdır. Dalga oluşumunun temel nedeni rüzgarlardır. Deniz
yüzeyini yalayarak esen rüzgarlar, sürtünme nedeniyle durgun
sulara hareket kazandırır. Deniz yüzeyi pürüzlenir ve sürekli
biçim değiştirir. Deniz yüzeyinin salınım hareketine dalgalanma
deniz yüzeyinde beliren pürüze dalga denir. Rüzgarlar dışında
depremler, volkanik hareketler ve deniz altında çökmelerde
dalgaları oluşturur. Bu tür dalgalara tsunami denir.
Dam :
Köy ailelerinin geçici bir süre için yararlandıkları yerleşme
biçimidir. Bölge köy yerleşmelerinde bir kısım aileler, birkaç
aylık süre için köylerinden ayrılarak, kendi bahçe, tarla ve
otlaklarındaki damlarda oturduktan sonra, tekrar köylerine
dönerler.
Debi :
Bakınız : Akarsu Akımı.
Delta :
Akarsuların denize ulaştıkları yerlerde taşıdıkları maddeleri
biriktirmesiyle oluşan üçgen biçimli alüvyal ovalardır. Deltalar,
taban seviyesi ovalarının bir çeşididir. Onlardan ayrılan yönü
biriktirmenin deniz içinde olmasıdır.
Deniz :
Okyanusların
kıta içlerine doğru uzanan kollarına deniz denir. Denizler
okyanuslarla bağlantılarına göre ikiye ayrılır.
Denizlerin Ortalama Derinliği :
Denizlerin ortalama derinliği 4000 m dir. Dünya’nın en derin yeri
olan Mariana Çukuru deniz seviyesinden 11.035 m derinliktedir.
Deprem :
Yerkabuğunun
derinliklerinde doğal nedenlerle oluşan salınım ve titreşim
hareketleridir.
Derin Deniz Çukurları :
Sima üzerinde hareket eden kıtaların, birbirine çarptıkları
yerlerde bulunur. Yeryüzünün en dar bölümüdür.
Derin Deniz Platformu :
Kıta yamaçları ile çevrelenmiş, ortalama derinliği 6000 m olan
yeryüzünün en geniş bölümüdür.
Diyorit :
Birbirinden gözle kolayca ayrılabilen açık ve koyu renkli
minerallerden oluşan iç püskürük bir taştır. İri taneli olanları,
ince tanelilere göre daha kolay dağılır.
Dolin :
Kalker platolar üzerinde görülen, oval şekilli erime
çukurluklarıdır. Genellikle derinlikleri az, genişlikleri
fazladır. Türkiye’de özellikle Toroslar’da dolinler yaygın olarak
görülür. Halk arasında kokurdan, koyak, tava gibi adlar verilir.
Dolinler oluşum şekillerine göre iki gruba ayrılır :
Don Olayı :
Havanın açık
ve durgun olduğu kış gecelerinde aşırı ısınma nedeniyle toprak
donar. Don olayı tarımsal üretime büyük ölçüde zarar verir.
Karasal bölgelerde don olayı sık görülür.
Dördüncü Zaman (Kuaterner) :
Günümüzden 2 milyon yıl önce başladığı ve hala sürdüğü varsayılan
jeolojik zamandır. Zamanın önemli olayları :İklimde büyük
değişikliklerin ve dört buzul döneminin (Günz, Mindel, Riss, Würm)
yaşanması. İnsanın ortaya çıkışı.Dördüncü zamanı karakterize eden
canlılar mamut ve insandır.
Duvar ve Atlas Haritaları :
Eğitim ve öğretim amacına yönelik haritalardır. Ölçekleri 1 /
1.100.000'dan daha küçüktür. Dünya'nın tümünü, kıtaları veya
ülkeleri gösterirler.
Düden :
Kalkerli
arazide erime ile oluşan daire biçimli kapalı çukurluklara düden
denir. Düdenler yer altı sularını birbirine bağlayan kanallardır.
Düdenlere halk arasında su çıkan, su batan gibi adlar da verilir.
Dünya :
Güneş Sistemi'nin 9 gezegeninden biridir ve Güneş'e olan uzaklığı
bakımından 3. Sırada bulunur.
Dünyanın Yıllık Hareketi :
Dünya ekseni çevresinde hareket ederken aynı zamanda saat
ibresinin tersi yönde, Güneş'in çevresinde de döner. Bu hareketini
elips bir yörüngede 365 gün 6 saatte tamamlar. Buna 1 Güneş yılı
denir. Dünya'nın yıllık hareketi sırasında, Güneş'in çevresinde
çizdiği yörünge düzlemine ekliptik denir. Yörünge şeklinin elips
olması nedeniyle Dünya yıllık hareket sırasında Günöte - Günberi
konumuna gelir.
E
Ekliptik:
Dünya'nın
yörüngesinden geçtiği varsayılan düzleme Ekliptik veya Yörünge
Düzlemi denir.
Ekonomi Haritaları :
Dünya'nın bütününün ya da bir bölümünün ekonomik özelliklerini
gösteren haritalardır. Bu haritalar yardımıyla endüstri
kuruluşlarının türü, sayısı, dağılışı, çalışanların sayısı
hakkında bilgi edinilir.
Eksosfer (Jeokronyum) :
Atmosferin en
üst tabakasıdır.
Enlem :
Dünya üzerindeki herhangi bir noktanın başlangıç paraleli olan
Ekvator'a uzaklığının açısal değeridir. Q açısı, D noktasının
Ekvator'a olan uzaklığının açı cinsinden değeridir ve D noktasının
enlem derecesini verir. Örnek :
Q açısının
değeri 45 ise, D noktasının enlem derecesi 45° dir.
Epirojenez :
Karaların
toptan alçalması ya da yükselmesi olayına epirojenez denir.
Erozyon :
Toprak
örtüsünün, akarsuların, rüzgarların ve buzulların etkisiyle
süpürülmesine erozyon denir.
Erime Dolini :
Kalker yüzeyler üzerinde, yağış sularının eritmesiyle oluşan
karstik şekildir. Erime dolinlerinin tabanında yüzey sularının
derine doğru sozdığı çatlak ve delikler bulunur. Dolin
tabanlarında erimeden geriye kalan killi materyalin birikmesiyle
oluşan terra rossa toprakları bulunur.
Eş Aralık :
Bakınız : İzohips Aralığı.
Eş derinlik eğrisi :
Bakınız :
İzohips Eğrisi.
Eş yükselti Eğrisi :
Bakınız : İzohips Eğrisi.
Etezien :
Balkan Yarımadası’ndan Kuzey Ege kıyılarına doğru esen soğuk
rüzgarlardır.
F
Falez (Yalıyar) :
Dalgalar aşındırma yaparken önce çarptıkları kıyı boyunca bir
çentik açar. Buna dalga oyuğu denir. Dalga oyukları derinleştikçe
üzerindeki kütleler kopar ve düşer. Böylece kıyı boyunca diklikler
oluşur. Bu dikliklere falez ya da yalıyar adı verilir. Türkiye’de,
Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında güzel falez örnekleri
görülmektedir.
Fay :
Yerkabuğu hareketleri sırasında şiddetli yan basınç ve gerilme
kuvvetleriyle blokların birbirine göre yer değiştirmesine fay
denir.
Fay açısı :
Dikey düzlem ile fay düzlemin yaptığı açıya fay açısı denir.
Fay aynası :
Fay oluşumu sırasında yükselen ve alçalan blok arasındaki yüzey
kayma ve sürtünme nedeniyle çizilir., cilalanır. Parlak görünen bu
yüzeye fay aynası denir
Filat :
Kiltaşının
(şist) yüksek sıcaklık ve basınç altında değişime uğraması yani
metamorfize olması sonucu oluşur.
Fiziki Haritalar :
Yeryüzünün
kabartı ve çukurluklarını gösteren orta ya da büyük ölçekli
haritalardır. Fiziki haritalar hazırlanırken eş yükselti ve eş
derinlik eğrileri geniş aralıklarla geçirilir. Bu aralıklar
çeşitli renklerle boyanır. Yükseltiler genellikle yeşil, sarı ve
kahverenginin çeşitli tonları ile, derinlikler ise açıktan koyuya
mavi rengin tonları ile gösterilir.
Fosil :
Jeolojik devirler boyunca yaşamış canlıların taşlamış
kalıntılarına fosil denir.
G
Galeri Ormanları :
Savanlardaki, küçük akarsu boylarında görülen, çoğunlukla 50-100 m
genişliğinde, bir akarsu ağı biçiminde uzanan ve sürekli yeşil
kalabilen nemli ormanlardır. Galeri ormanları olarak
adlandırılmalarının nedeni, ağaçların, akarsuyun üstünü bir galeri
şeklinde kapatmasıdır.
Gayzer :
Volkanik yörelerde yeraltındaki sıcak suyun belirli aralıklarla
fışkırması ile oluşan kaynaklardır.
Gel – Git :
Ay’ın ve Güneş’in çekim gücünün etkisiyle Dünya’daki su
kütlelerinin alçalması ve yükselmesi olayıdır. Ancak Ay, Dünya’ya
en yakın gök cismi olduğundan gel git olayında daha etkilidir. Bir
yerdeki gel-git, gün içinde 2 kabarma 2 çekilme biçiminde 6 saatte
bir gerçekleşir. Bu seviye değişmelerinde her gün bir önceki
güne göre 50 dakikalık bir gecikme olur. Çünkü ay, Dünya’nın
çevresindeki dönüşünü 24 saat 50 dakikada tamamlamaktadır.
Gnays :
Granitin
yüksek sıcaklık ve basınç altında değişime uğraması yani
metamorfize olması sonucu oluşur.
Göçler :
Nüfusun geçici veya sürekli olarak yer değiştirmesidir. Göçler,
hızlı nüfus artışının doğal bir sonucudur. Bir bölgedeki nüfusun,
artmasında veya azalmasında göçlerin büyük etkisi vardır.
Göl :
Karalar üzerindeki çukur alanlarda birikmiş ve belirli bir
akıntısı olmayan durgun su kütlelerine göl denir. Göller tek tek
bulundukları gibi yan yana birden fazla da bulunabilirler.
Göllerin yan yana bulundukları bölgelere göller yöresi denir.
Grafik Ölçek :
Bakınız : Çizgi ölçek.
Granit :
İç püskürük bir taştır. Kuvars, mika ve feldspat mineralleri
içerir. Taneli olması nedeniyle mineralleri kolayca görülür.
Çatlağı çok olan granit kolayca dağılır, oluşan kuma arena denir.
Günberi (Perihel) :
Dünya'nın,
Güneş'e en çok yaklaşıp, yörüngede en hızlı döndüğü gündür. Dünya
Günberi konumuna 3 Ocak'ta gelir.
Günöte (Aphel) :
Dünya'nın,
Güneş'ten en çok uzaklaştığı, yörüngede en yavaş döndüğü gündür.
Dünya Günöte konumuna 4 Temmuz'da gelir.
H
Harita :
Dünya'nın bütününün ya da bir bölümünün kuşbakışı görünümünün
belli bir oranda küçültülerek düzleme aktarılmış şekline harita
denir.
Bir çizimin
harita özelliği taşıyabilmesi için;
- Kuşbakışı
görünüme göre çizilmesi,
- Arazi
üzerindeki uzunlukların belli bir oranda küçültülmesi gerekir.
Harita Anahtarı (Lejant) :
Haritada kullanılan özel işaretlerin ne anlama geldiğini gösteren
bölümdür. Her haritanın kullanım amacına göre farklı işaretler
kullanılır.
Harita Ölçeği :
Harita üzerinde belli iki nokta arasındaki uzunluğun, yeryüzündeki
aynı noktalar arasındaki uzunluğa oranıdır.
Diğer bir
deyişle, gerçek uzunlukları harita üzerine aktarırken kullanılan
küçültme oranıdır.
Örneğin :
Boğaz Köprüsü'nün gerçekte 1074 m olan iki ayağı arası uzaklık,
ölçeği bilinmeyen bir haritada yaklaşık 0.5 cm gösterilmiştir.
Haritanın ölçeğini bulmak için harita üzerindeki uzunluğu gerçek
uzunluğa oranlarız.
Buna göre
haritanın ölçeği yaklaşık 1/200.000'dir.
Heyelan :
Toprağın, taşların ve tabakaların bulundukları yerlerden aşağılara
doğru kayması ya da düşmesine toprak kayması ve göçmesi denir.
Ülkemizde bu olayların tümüne birden heyelan adı verilir.
Yerçekimi, yamaç zemin yapısı, eğim ve yağış koşulları heyelana
neden olan etmenlerdir.
Hidrografya Haritaları :
Bir bölgenin su potansiyeli (akarsular, göller, yeraltı suları,
kaynaklar) hakkında bilgi veren haritalardır. Bu haritalar
yardımıyla akarsuların drenaj tipi, akım miktarı, kanallar, göl
sularının özellikleri, yeraltı sularının türü, kaynakların türü
sayısı ve verimlilik derecesi hakkında bilgi edinilir.
Hipsografik Eğri :
Yeryüzünün yükseklik ve derinlik basamaklarını gösteren eğridir.
I
Işıma :
Yeryüzü kazandığı enerjinin bir bölümünü atmosfere geri verir.
Buna yer ışıması denir. Güneş ışınlarının yeryüzüne ulaşamadığı
saatlerde (gece) ve güneş ışınlarının yere değme açılarının
küçüldüğü aylarda yer ışıması artar. Ayrıca, zeminin yapısı da yer
ışıması üzerinde etkilidir. Örneğin yeryüzünün bitki ile kaplı
alanlarında yer ışıması az ve yavaşken çılak arazilerde ısı kaybı
daha hızlı ve fazla olur.
İ
İç Deniz :
Okyanuslara boğazlar aracılığıyla bağlanan kara içlerine sokulmuş
denizlere denir. Örnek : Akdeniz, Kızıldeniz, batlık Denizi,
Karadeniz, Marmara Denizi, Azak Denizi
İklim :
Geniş bir bölge içinde ve uzun yıllar boyunca değişmeyen ortalama
hava koşullarına iklim denir.
İlkel Zaman :
Günümüzden yaklaşık 600 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan
jeolojik zamandır. İlkel zamanın yaklaşık 4 milyar yıl sürdüğü
tahmin edilmektedir. Zamanın önemli olayları :
Sularda tek
hücreli canlıların ortaya çıkışı. En eski kıta çekirdeklerinin
oluşumu. İlkel zamanı karakterize eden canlılar alg ve
radiolariadır.
İkinci Zaman (Mezozoik) :
Günümüzden yaklaşık 65 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan
jeolojik zamandır. İkinci zamanın yaklaşık 160 milyon yıl sürdüğü
tahmin edilmektedir. İkinci zamanı karakterize eden dinazor ve
ammonitler bu zamanın sonunda yok olmuşlardır.
Zamanın önemli
olayları :Ekvatoral ve soğuk iklimlerin belirmesi. Kimmeridge ve
Avustrien kıvrımlarının oluşumu. İkinci zamanı karakterize eden
canlılar ammonit ve dinazordur.
İndirgenmiş Sıcaklık :
Yeryüzünde sıcaklığın enleme bağlı dağılışını gösteren haritalar
çizilirken yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisini ortadan
kaldırmak için indirgenmiş sıcaklık değerleri kullanılır. Bir
yerin yükseltisinin sıfır (0 m) kabul edilerek hesaplanan
sıcaklığına indirgenmiş sıcaklık denir. Bir yerin indirgenmiş
sıcaklığını hesaplamak için yükseltiden kaynaklanan sıcaklık farkı
hesaplanır. Bu fark o yerin gerçek sıcaklığına eklenir.
İyonosfer :
Mor ötesi (ultraviyole)
ışınlarının, molekülleri parçalayarak iyonlar haline getirdiği
atmosfer katmanıdır.
İzobath eğrisi :
Bakınız : İzohips Eğrisi.
İzohips Aralığı (Eş Aralık) :
İzohipsler haritaların ölçeğine uygun olarak belirlenen yükselti
aralıkları ile çizilir. Bu aralığa izohips aralığı ya da eş aralık
denir.
İzohips (Eş yükselti) Eğrisi :
Deniz seviyesinden aynı yükseklikteki noktaları birleştiren eğriye
eş yükselti (izohips) eğrisi, aynı derinlikteki noktaları
birleştiren eğriye eş derinlik (izobath) eğrisi denir.
İzoterm Haritaları :
Bir bölgede, eş sıcaklıktaki noktaları birleştiren eğriye izoterm
denir. İzotermler yardımıyla çizilen izoterm haritalarından, bir
bölgedeki sıcaklık dağılışı hakkında bilgi edinilir. Sıcaklık
dağılışını daha iyi gösterebilmek için, bu haritalar sıcaklık
basamaklarına uygun olarak renklendirilir. Sıcak yerler için
kırmızının tonları soğuk yerler için mavinin tonları kullanılır.
J
Jeosenklinal :
Akarsular, rüzgarlar ve buzullar, aşındırıp, taşıdıkları maddeleri
deniz ya da okyanus tabanlarında biriktirirler. Tortullanmanın
görüldüğü bu geniş alanlara jeosenklinal denir.
Jeomorfoloji Haritaları :
Bir bölgedeki
şekillenme süreci yani iç ve dış güçlerin etkisiyle oluşan yer
şekilleri hakkında bilgi veren haritalardır. Bu haritalarda
faylar, yamaçlar, vadi türleri, birikinti konileri, sekiler,
ovalar ve daha bir çok yer şekli taranarak gösterilir. Yer
şekillerinin kolay ayırt edilmesi amacıyla bu haritalar
renklendirilir.
Jeoterm Basamağı :
Yeryüzünden yerin derinliklerine inildikçe 33 m’de bir sıcaklık 1
°C artar. Buna jeoterm basamağı denir.
Jips (Alçıtaşı) :
Beyaz renkli,
tırnakla çizilebilen kimyasal tortul bir taştır. Alçıtaşı olarak
da isimlendirilir.
K
Kalker (Kireçtaşı) :
Deniz ve
okyanus havzalarında, erimiş halde bulunan kirecin çökelmesi ve
taşlaşması sonucu oluşan taştır.
Kant-Laplace teorisi :
Güneş Sistemi’nin oluşumu ile ilgili farklı teoriler ortaya
atılmıştır. En geçerli teori sayılan Kant-Laplace teorisine Nebula
teorisi de denir. Bu teoriye göre, Nebula adı verilen kızgın gaz
kütlesi ekseni çevresinde sarmal bir hareketle dönerken, zamanla
soğuyarak küçülmüştür. Bu dönüş etkisiyle oluşan çekim merkezinde
Güneş oluşmuştur. Gazlardan hafif olanları Güneş tarafından
çekilmiş, çekim etkisi dışındakiler uzay boşluğuna dağılmış ağır
olanlar da Güneş’ten farklı uzaklıklarda soğuyarak gezegenleri
oluşturmuşlardır.
Kapalı Havza :
Sularını denize ulaştıramayan havzalara kapalı havza denir.
Karaların Ortalama Yüksekliği :
Karaların ortalama yüksekliği 1000 m dir. Dünya’nın en yüksek yeri
deniz seviyesinden 8840 m yükseklikteki Everest Tepesi’dir.
Karayel :
Türkiye’ye kuzeybatıdan esen soğuk rüzgarlardır. Kışın kar
yağışlarına, yazın sağanak yağışlara neden olur.
Karstik Göller :
Eriyebilen
kayaçların bulunduğu yerlerde oluşan göllerdir.
Kaynak :
Yeraltı sularının kendiliğinden yeryüzüne çıktığı yere kaynak
denir. Türkiye’de kaynaklara pınar, eşme, bulak ve göze gibi adlar
da verilir.
Kenar Deniz :
Okyanus
kıyılarında, okyanuslardan adalarla ayrılan denizlere denir. Örnek
: Japon Denizi, Çin Denizi (Sarı Deniz), Umman Denizi, Kuzey Buz
Denizi, Antiler, Tasman Denizi, Mercan Denizi, Bering Denizi,
Karayip Denizi
Kesir Ölçek :
Haritalardaki küçültme oranını basit kesirle ifade eden ölçek
türüdür.
1 / 25.000 , 1
/ 500.000, 1 / 1.000.000 birer kesir ölçektir.
Kesir ölçekte,
pay ile paydanın birimleri aynıdır. Uzunluk birimi olarak
santimetre (cm) kullanılır.
Örneğin : 1 /
1.000.000 ölçeğinde, arazi üzerindeki 1.000.000 cm (10 km)'lik
uzunluk harita üzerinde 1 cm gösterilmiştir.
Kırağı :
Soğuyan zeminler üzerindeki yoğunlaşmanın buz kristalleri şeklinde
olmasıdır. Kırağının oluşabilmesi için de havanın açık ve durgun
olması gerekir.
Kırç :
Aşırı soğumuş su taneciklerinden oluşan bir sis uzun süre yerde
kaldığında, su taneciklerinin soğuk cisimlere çarparak buz haline
geçmesidir.
Kırgıbayır :
Yarı kurak iklim bölgelerinde sel yarıntılarıyla dolu yamaçlara
kırgıbayır (badlans) denir.
Kıta :
Denizlerin ortasında çok büyük birer ada gibi duran kara
kütlelerine kıta denir.
Kıta Platformu :
Derin deniz platformundan sonra yüksek dağlar ile kıyı ovaları
arasındaki en geniş bölümdür.
Kıta Sahanlığı :
Deniz seviyesinin altında, kıyı çizgisinden -200 m derine kadar
inen bölüme kıta sahanlığı (şelf) denir. Şelf kıtaların su altında
kalmış bölümleri sayılır.
Kıta Yamacı :
Şelf ile derin deniz platformunu birbirine bağlayan bölümdür.
Kiltaşı (Şist) :
Çapı 2
mikrondan daha küçük olan ve kil adı verilen tanelerin yapışması
sonucu oluşan fiziksel tortul bir taştır.
Kom :
Ekonomik faaliyetin büyük ölçüde hayvancılığa dayalı olduğu
aileler veya kişiler tarafından oluşturulan geçici yerleşmelerdir.
Konveksiyonel Yağış :
Isınan havanın yükselerek soğuması ile oluşan yağışlardır.
Kömür :
Bitkiler
öldükten sonra bakteriler etkisiyle değişime uğrar. Eğer su
altında kalarak değişime uğrarsa, C (karbon) miktarı artarak
kömürleşme başlar. C miktarı % 60 ise turba, C miktarı % 70 ise
linyit, C miktarı % 80 – 90 ise taş kömürü, C miktarı % 94 ise
antrasit adını alır.
Kör (Çıkmaz) Vadi :
Karstik yörelerdeki akarsular bir düdende kaybolarak akışını
yeraltında sürdürür. Bu akarsuların yeryüzünde süreklilik
göstermeyen vadilerine kör (çıkmaz) vadi denir.
Krivetz:
Romanya’nın iç
kesimlerinden Karadeniz kıyılarına doğru esen soğuk rüzgarlardır.
Kroki :
Bir yerin kuşbakışı görünümünün ölçeksiz olarak düzleme
aktarılmasıdır.
Kuaterner Zaman :
Bakınız :
Dördüncü Zaman.
Kumsal :
Kıyılarda
dalga ve akıntıların taşıdıkları maddeleri biriktirmesi ile oluşan
alanlara kumsal denir. Girintili-çıkıntılı bir kıyıda dalgalar,
denize çıkıntı yapan dik burunlarda aşındırma, buradan
kopardıkları maddeleri koy içlerine taşıyarak kumsalların
oluşmasını sağlar. Bu nedenle kumsallar genellikle koy içlerinde
yer alır ve bir şerit halinde uzanır.
Kumtaşı (Gre) :
Kum tanelerinin doğal bir çimento maddesi yardımıyla yapışması
sonucu oluşan fiziksel tortul bir taştır.
Kumullar :
Rüzgarların taşıdığı kumların çökelmesiyle kumullar oluşur. Gevşek
yapıya sahip olan kumullar sürekli yer değiştirmektedirler. Orta
Asya çöllerinde oluşan hilal biçimli kumullara ise barkan adı
verilir.
Kuraklık Sınırı :
Bir bölgenin sıcaklık ve nem koşulları tarım ürünlerini, sulamaya
duyulan gereksinimi etkilemektedir.Yaz kuraklığının belirgin
olduğu bir yerde sulamaya duyulan gereksinim fazladır. Buna
kuraklık sınırı denir.
L
Lapya :
Kalkerli
yamaçlarda yağmur ve kar sularının yüzeyi eriterek açtıkları küçük
oluklardır. Oluşan çukurluklar keskin sırtlarda yan yana
sıralandığından yüzey pürüzlüdür. Büyüklükleri birkaç cm ile
birkaç metre arasında değişir.
Lav :
Volkanlardan çıkarak yeryüzüne kadar ulaşan eriyik haldeki
malzemeye lav denir.
Lejant :
Bakınız : Harita Anahtarı.
Litosfer :
Bakınız : Taşküre.
M
Mağara :
Kalkerli arazilerde çatlaklar boyunca yeraltına sızan suların
oluşturduğu büyük boşluklara mağara denir. Damlataş, Narlıkuyu,
Düden, İnsuyu, Kızılin mağaraları en ünlüleridir.
Maksimum Nem (Doyma Miktarı) :
1m3 havanın belli bir sıcaklıkta taşıyabileceği nemin gram olarak
ağırlığıdır. Hava kütleleri ısındıkça genleşip hacimleri artar. Bu
nedenle nem alma ve taşıma kapasiteleri de artar. Eğer hava
taşıyabileceği kadar nem alırsa doyma noktasına ulaşır ve doymuş
hava adını alır.
Örneğin : 20°C
sıcaklığa sahip bir hava kütlesinin taşıyabileceği nem miktarı
17,32 gr/m3’tür. Bu hava kütlesinin sıcaklığı 30°C’ ye
yükseldiğinde havanın hacmi genişleyeceği için taşıyabileceği nem
miktarı da artar ve doyma noktası 30,4 ge/m3’e yükselir. Bu
nedenle hava kütlesinin doyması için aradaki fark (13.08 gr) kadar
nem yüklenmesi gerekir.
Manto :
Dünya'nın Litosfer ile çekirdek arasındaki katmandır. 100-2890
km’ler arasında bulunan mantonun yoğunluğu 3,3-5,5 g/cm3 sıcaklığı
1900-3700 °C arasında değişir. Manto, yer hacminin en büyük
bölümünü oluşturur. Yapısında silisyum, magnezyum , nikel ve demir
bulunmaktadır. Mantonun üst kesimi yüksek sıcaklık ve basınçtan
dolayı plastiki özellik gösterir. Alt kesimleri ise sıvı halde
bulunur. Bu nedenle mantoda sürekli olarak alçalıcı-yükselici
hareketler görülür.
Matematik Konum :
Dünya üzerinde bir nokta veya alanın yerinin belirlenmesi için, o
noktanın Ekvator'a ve başlangıç meridyenine olan uzaklığının
bilinmesi gerekir. Bunun için enlem ve boylam kavramlarından
yararlanılır.
Örnek :
Türkiye 36° - 42° Kuzey enlemleri,
26° - 45° Doğu boylamları arasında yer alır.
Mercan Kalkeri :
Mercan
iskeletlerinden oluşan organik bir taştır. Temiz, sıcak ve
derinliğin az olduğu denizlerde bulunur. Ada kenarlarında topluluk
oluşturanlara atol denir. Kıyı yakınlarında olanlar ise, mercan
resifleridir.
Menderes :
Akarsu yatak eğiminin azalması, akarsuyun akış hızının ve
aşındırma gücünün azalmasına neden olur. Akarsu büklümler yaparak
akar. Akarsuyun geniş vadi tabanı içinde, eğimin azalması
nedeniyle yaptığı büklümlere menderes denir. Menderesler yapan
akarsuyun, uzunluğu artar ancak akımı azalır.Taban seviyesinin
alçalması nedeniyle menderesler yapan bir akarsuyun, yatağına
gömülmesiyle oluşan şekle gömük menderes denir.
Mermer :
Kalkerin
yüksek sıcaklık ve basınç altında değişime uğraması, yani
metamorfize olması sonucu oluşur.
Mezozoik Zaman :
Bakınız : İkinci Zaman.
Mezra :
bazı ailelerin
tarım alanlarının az olması, kan davaları gibi nedenlerle
bulundukları sürekli yerleşmelerden ayrılıp daha uzak bir yere
yerleşmesiyle oluşmuş yerleşmelerdir. Tarımsal faaliyetler
hayvancılığa göre ön plandadır. Bir kaç ev ve eklentilerden
oluşan mezralar zamanla sürekli yerleşme haline gelebilir. Örneğin
Elazığ, Harput’un bir mezrası iken zamanla büyüyerek kent haline
gelmiştir.
Mistral :
Fransa’nın iç
kesimlerinden Rhone Vadisi’ni izleyerek Akdeniz kıyılarına doğru
kışın esen soğuk rüzgarlardır.
Muson Ormanları :Yağışın
fazla olduğu yerlerde, kış aylarında yapraklarını döken yayvan
yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlar görülür. Bu ormanlara muson
ormanları denir.
Mutlak Nem (Varolan Nem) :
1m3 havanın
içindeki su buharının gram olarak ağırlığına mutlak nem denir.
Mutlak nem, sıcaklığa bağlı olarak, Ekvator’dan kutuplara doğru,
denizlerden karalara doğru ve yükseklere çıkıldıkça azalır.
N
Narenciye :
Bakınız : Turunçgiller.
Nebula Teorisi :
Bakınız : Kant-Laplace teorisi.
Nefometre :
Bulutluluk
gökyüzünü kaplayan bulutların miktarı 10 ya da 8 eşit parçaya
bölünmüş ve nefometre adı verilen bir araç ile ölçülür. Nefometre
ufku kaplayacak şekilde tutularak bulutla kaplı pencereler
sayılır. Bulutla kaplı pencere sayısının tüm pencere sayısına
oranı da bulutluluğu verir.
Nem :
Yeryüzündeki su kütlelerinden buharlaşan su, atmosferin
nemlenmesine yol açar. Atmosferdeki su buharına hava nemliliği de
denir. Önemli bir sıcaklık etmeni olan atmosferdeki su buharının
miktarı, yere ve zamana göre değişir.
Neozoik Zaman :
Bakınız : Üçüncü Zaman.
Normal Hava Basıncı :
45° enlemlerinde, deniz seviyesinde ve 15°C sıcaklıkta ölçülen
basınca normal hava basıncı denir.
Nüfus :Sınırları
belli bir alanda yaşayan insan sayısına nüfus denir.
Nüfus Artış Hızı :
Bir yıl içinde, doğum ve ölüm sayısına bağlı nüfus artışına doğal
nüfus artış hızı ya da doğurganlık hızı denir.
Nüfus Haritaları :
Dünya'nın bütününde ya da bir bölümündeki nüfusun dağılışı ve
özellikleri hakkında bilgi veren haritalardır. Bu haritalarda
nüfus dağılışı noktalama ile gösterilir. Nüfus yoğunluğu
haritaları ise renklendirilir.
Nüfus Yoğunluğu :
Belli bir alanda yaşayan nüfusun, o alana oranıdır. Ülkenin
genişliği ve toplam nüfus hakkında bilgi verir. Kişi/km2 olarak
gösterilir.
O
Oba :
Daha çok göçebe hayvancılık yapan toplulukların geçici olarak
yerleşip, çadır kurdukları yerleşmelerdir.
Obruk :
Baca veya kuyu
şeklinde, keskin köşeli, derin çukurluklara obruk denir. Derinliği
250-300 m’yi bulabilen obrukların bazılarının tabanında göl
bulunur. Türkiye’de İç Anadolu’nun güneyinde ve Toroslar’da yaygın
olarak obruklar görülür. İçel’deki Cennet-Cehennem mağaraları ve
Konya’daki Kızören obruğu ülkemizdeki en güzel örneklerdir.
Obsidyen (Volkan Camı) :
Siyah, kahverengi, yeşil renkli ve parlak dış püskürük bir taştır.
Magmanın yer yüzüne çıktığında aniden soğuması ile oluşur. Bu
nedenle camsı görünüme sahiptir.
Okyanus :
Kıtaları birbirinden ayıran geni su kütlelerine okyanus denir.
Örnek : Atlas Okyanusu, Büyük Okyanus (Pasifik Okyanusu), Hint
Okyanusu
Ormanaltı Florası :
Orman örtüsü altında loş ortamda yetişen, çoğunlukla ot ve
sarmaşık türlerinin oluşturduğu bitki topluluğudur.
Orojenez (Dağ Oluşumu) :
Jeosenklinallerde biriken tortul tabakaların kıvrılma ve kırılma
hareketleriyle yükselmesi olayına dağ oluşumu ya da orojenez
denir.
Orografik Yağışlar :
Nemli hava kütlelerinin bir dağ yamacına çarparak yükselmesi
sonucunda oluşan yağışlardır.
Otlak :
Büyük ve küçükbaş hayvancılığın yapıldığı yerlerde hayvanların
otlatıldığı alanlara otlak denir.
Ö
Örtü buzulu :
Çok geniş alanlara yayılan, kilometrelerce alan kaplayan buzul
türüdür.
Özel Konum :
Dünya üzerindeki bir yerin çevresine, denizlere, yer şekillerine,
anayollara, geçitlere ve komşularına göre konumudur.
Özel Konum;
İklim koşullarını, Doğal bitki örtüsünü, Tarımsal etkinlikleri,
Nüfus ve yerleşme biçimini, Ekonomik etkinlikleri, Ulaşım
olanaklarını, Siyasal ve kültürel yapıyı etkiler.
P
Paleozoik Zaman :
Bakınız : Birinci Zaman.
Peribacası :
Özellikle volkan tüflerinin yaygın olarak bulunduğu vadi ve
platoların yamaçlarında sel sularının aşındırması ile oluşan özel
yeryüzü şekillerine peribacası denir. Bazı peribacalarının
üzerinde şapkaya benzer, aşınmadan arta kalan sert volkanik taşlar
bulunur. Bunlar volkanik faaliyet sırasında bölgeye yayılmış
andezit ya da bazalt kütleridir. Peribacalarının en güzel
örnekleri ülkemizde Nevşehir, Ürgüp ve Göreme çevresinde görülür.
Plan :
Bir yerin kuşbakışı görünümünün belli bir oranda küçültülerek
düzleme aktarılmasıdır. Plan bir tür büyük ölçekli haritadır.
Plato :
Akarsu
vadileriyle derince yarılmış düz ve geniş düzlüklerdir.
Peneplen :
Geniş arazi
bölümlerinin, akarsu aşınım faaliyetlerinin son döneminde deniz
seviyesine yakın hale indirilmesiyle oluşmuş, az engebeli şekle
peneplen (yontukdüz) denir.
Perihel :
Bakınız : Günberi.
Polye :
Karstik
yörelerdeki genişliği birkaç kilometre olan, uzunluğu 20-30
kilometreyi bulan, hatta geçebilen ova görünümlü büyük karstik
çukurlara polye denir. Türkiye’de özellikle Toroslar’da polyeler
yaygındır. Örneğin; Akdeniz Bölgesi’ndeki Ketsel, Elmalı ve Akseki
ovası birer polyedir.
Poyraz :
Türkiye’nin
hemen her yerinde esen rüzgarlardır. Yaz poyrazı serinletici etki
yapar. Kışın ise kuru soğuklara neden olur.
Projeksiyon :
Dünya'nın küreselliği nedeniyle, haritalarda ortaya çıkan hataları
en aza indirmek için çeşitli yöntemler kullanılır. Bunun için
yerkürenin paralel ve meridyen ağının belirli kurallara göre düz
bir kağıda geçirilmesi gerekir. Bu sisteme projeksiyon denir.
R
Rüzgar :
Hava kütlelerinin yatay yöndeki hareketlerine rüzgar denir.
Rüzgar Erozyonu :
Bitki
örtüsünün olmadığı ya da cılız olduğu yerlerde toprağın
rüzgarlarla yerinden kopartılarak taşınmasına rüzgar erozyonu
denir.
Rüzgarın Frekansı (Esme Sıklığı) :
Rüzgarın yıl içinde belirli bir yönden esme sıklığına rüzgar
frekansı denir. Esme sıklığı rüzgar frekans gülleri ile
gösterilir. Bir bölgede belirli bir sürede rüzgarların en sık
estiği yöne egemen rüzgar yönü denir. Örneğin Ankara Meteoroloji
İstasyonu verilerine göre, Ankara’ya ait yıllık ortalama rüzgar
frekans gülüne bakıldığında, yıl içinde kuzeydoğudan esen
rüzgarların toplam 5000 esme sayısı ile en fazla olduğu görülür.
Yani egemen rüzgar yönü kuzeydoğudur.
S
Sarkıt-Dikit :
Kalsiyum karbonatça zengin suların mağara tavanından sızarak
içindeki kirecin tavanda birikmesi ile sarkıtlar, damlayarak
tabanında birikmesi ile dikitler oluşur. Karstik alanlardaki
mağaralarda görülen bu şekillerin en güzel örnekleri Damlataş
Mağarası’nda bulunmaktadır.
Seki (Taraça) :
Yatağına alüvyonlarını yaymış olan akarsuyun yeniden canlanarak
yatağını kazması ve derinleştirmesi sonucunda oluşan
basamaklardır. Taban seviyesinin alçalması nedeniyle, tabanlı bir
vadide akan akarsuyun aşındırma gücü artar. Yatağını derine doğru
kazan akarsu vadi tabanına gömülür. Eski vadi tabanlarının
yüksekte kalması ile oluşan basamaklara seki ya da taraça denir.
Sıcaklık :
Sıcaklığın yüksek olduğu yerlerde havanın nem alma kapasitesi de
yüksek olduğu için buharlaşma artar, düşük olduğu yerlerde ise
buharlaşma azalır.
Sırt :
İki akarsu vadisini birbirinden ayıran ve birbirine ters yönde
eğimli yüzeyleri birleştiren yeryüzü şeklidir. Sırtların üzeri düz
olabileceği gibi keskin de olabilir.
Sirk buzulu :
Dağların tepesindeki ve yüksek yamaçlardaki küçük çanaklarda yeni
oluşmaya başlayan buz türüdür.
Siyasi ve İdari Haritalar :
Yeryüzünde veya bir kıtada bulunan ülkeleri, bir ülkenin idari
bölünüşünü, yerleşim merkezlerini gösteren haritalardır. Bu
haritalardan uzunluk ve alan bulmada yararlanılır. Ancak yer
şekilleri hakkında bilgi edinilemez.
Siyenit :
Yeşilimsi, pembemsi renkli iç püskürük bir taştır. Adını
Mısır’daki Syene (Asuvan) kentinden almıştır. Siyenit dağılınca
kil oluşur.
Step :
Bakınız : Bozkır.
Stratosfer :
Troposferin üstündeki atmosfer katmandır.
Sürekli Rüzgarlar :
Genel Hava
dolaşımına bağlı, sürekli basınç kuşakları arasında yıl boyunca
yön değiştirmeden esen rüzgarlardır.
Ş
Şemosfer :
Atmosferin stratosfer ile İyonosfer arasındaki katmanıdır.
T
Takke buzulu :
Dağların bütün yamaçlarını kuşatan buzul türüdür.
Taraça :
Bakınız :
Seki.
Taşküre (Litosfer) :
Dünya'nın manto katmanının üstünde yer alan ve yeryüzüne kadar
uzanan katmanıdır. Kalınlığı ortalama 100 km’dir. Taşküre’nin
ortalama 35 km’lik üst bölümüne yerkabuğu denir.
Tebeşir :
Derin deniz
canlıları olan tek hücreli Globugerina (Globijerina)’ların
birikimi sonucu oluşur. Saf, yumuşak, kolay dağılabilen bir
kalkerdir. Gözenekli olduğu için suyu kolay geçirir.
Tektonik Göller :
Yerkabuğunun tektonik hareketleri sırasında oluşan çanaklardaki
göllerdir.
Tepe :
Bir doruk noktası ve onu çevreleyen yamaçlardan oluşmaktadır.
Termik Basınç :
Dünya'nın küreselliği nedeniyle ısınma ve soğumaya bağlı oluşan
basınçlardır.
Termik Ekvator :
Meridyenlerin en sıcak noktalarını birleştiren eğriye termik
ekvator denir.
Ters Alizeler (Üst Alizeler) :
Ekvator’dan (TAB), 30° enlemlerine (DYB) doğru esen üst
rüzgarlardır. Her yerde ve her zaman görülmezler. Yeteri kadar
sürekli ve güçlü değillerdir. 30° enlemleri çevresinde aşağıya
doğru alçaldığından yağış oluşumunu engellerler.
Topoğrafya Haritaları :
İzohips (eş yükselti) eğrisi yöntemi ile yapılır. Araziyi
ölçekleri oranında ayrıntıları ile gösterirler. Ölçekleri 1 /
20.000 ile 1 / 500.000 arasında değişir. 1 / 20.000'den büyük
ölçekli olanlar kadastro işlerinde ve askeri amaçlarla kullanılır.
Bu haritalardan ölçek, uzunluk alan ve eğim hesaplamada
yararlanılır.
Toprak Haritaları :
Bir bölgenin toprak özellikleri ve dağılışları hakkında bilgi
veren haritalardır. Bu haritalardan, yetiştirilecek ürünlerin
belirlenmesi, buna bağlı olarak topraklardan daha iyi verim
alınabilmesi gibi bir çok konuda yararlanılır.
Traverten :
Kalsiyum biokarbonatlı yer altı sularının mağara boşluklarında
veya yeryüzüne çıktıkları yerlerde içlerindeki kalsiyum karbonatın
çökelmesi sonucu oluşan kimyasal tortul bir taştır.
Traverten :
Genellikle sıcak su kaynaklarının yakınında ve kalsiyum
karbonatlı suların yayılarak aktığı alanlarda, kirecin çökelmesi
ile oluşan basamaklardır. En güzel örnekleri Denizli-Pamukkale’dedir.
Troposfer :
Atmosferin,
yeryüzüne temas eden, alt bölümüdür.
Tundra :
Düşük
sıcaklığa ve kuraklığa uyum sağlamış olan kısa boylu çalılar,
otlar ve yosunlardır. Bu bitki örtüsüne tundra adı verilir.
Turunçgiller (Narenciye) :
Portakal, mandalina, greyfurt, turunç ve limon bitkilerine genel
olarak turunçgil denir.
Tsunami :
Bakınız : Dalgalar.
Türkiye’nin Matematiksel Konumu :
Türkiye 36° - 42° Kuzey enlemleri, 26°-45° Doğu boylamları
arasında yer alır.
U
Uvala :
Genişleyip, derinleşen dolinlerin birleşmesiyle oluşan,
dolinlerden daha büyük çukurluklardır. Uvaların düzensiz şekle
sahip olması ve tabanlarındaki erimeden geriye kalan kalker
çıkıntıları dolinlerden kolayca ayırtedilmesini sağlar.
Ü
Üçüncü Zaman (Neozoik) :
Günümüzden
yaklaşık 2 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik
zamandır. Üçüncü zamanın yaklaşık 63 milyon yıl sürdüğü tahmin
edilmektedir.
Zamanın önemli
olayları : Kıtaların bugünkü görünümünü kazanmaya başlaması.
Linyit havzalarının oluşumu. Bugünkü iklim bölgelerinin ve bitki
topluluklarının belirmeye başlaması. Alp kıvrım sisteminin
gelişmesi. Nümmilitler ve memelilerin ortaya çıkışı. Üçüncü zamanı
karakterize eden canlılar nummilit, hipparion, elephas ve
mastadondur.
V
Vadi :
Akarsuyun içinde aktığı, kaynaktan ağıza doğru sürekli inişi
bulunan, uzun çukurluklardır.
Vadi buzulu :
Sürekli beslenerek sirkten taşan ve vadi boyunca aşağı hareket
eden buzul türüdür.
Volkan Bacası :
Mağmanın yeryüzüne ulaşıncaya kadar geçtiği yola volkan bacası
denir.
Volkanik Göller :
Volkanik patlamalar ile oluşan çanaklardaki göllerdir. Krater
gölü, kaldera gölü ya da maar gölü gibi çeşitleri vardır.
Volkanik Tüf :
Volkanlardan
çıkan kül ve irili ufaklı parçaların üst üste yığılarak yapışması
ile oluşan taşlara volkan tüfü denir.
Volkanizma :
Yerin derinliklerinde bulunan magmanın patlama ve püskürme
biçiminde yeryüzüne çıkmasına volkanizma denir.
Volkan Konisi :
Lav, kül, volkan bombası gibi volkanik maddelerin üst üste
yığılması ile oluşan koni biçimli yükseltiye volkan konisi, koni
üzerinde oluşan çukurluğa krater denir.
Y
Yağış :
Havadaki nemin doyma noktasını aşıp, su damlacıkları, buz
kristalleri veya buz parçacıkları şeklinde yoğunlaşmasına yağış
denir.
Yamaç :
Yeryüzündeki eğimli yüzeylerdir.
Yarma Vadi (Boğaz) :
Akarsuyun, iki düzlük arasında bulunan sert kütleyi derinlemesine
aşındırması sonucunda oluşur. Vadi yamaçları dik, tabanı dardır.
Akarsuyun yukarı bölümlerinde görülür.
Yayla :
Yaz aylarında
hayvan otlatmak veya tarımsal faaliyette bulunmak amacıyla gidilen
geçici yerleşmelerdir. Yaylalar dinlenmek amacıyla gidilen yazlık
sayfiye yerleri de olabilir.
Yerel Saat :
Bir noktada Güneş'in gökyüzündeki konumuna göre belirlenen saate
yerel saat denir. Aynı boylam üzerindeki noktalarda yerel saat
aynıdır. Herhangi bir meridyenin Güneşin tam karşısına geldiği an,
meridyen üzerindeki tüm noktalarda yerel saat 12.00'dir.
Güneş,
doğudaki bir noktada batıdaki yerlere göre daha önce doğar ve daha
önce batar; bu nedenle yerel saat doğudaki yerlerde daha ileridir.
Yıldız :
Türkiye’ye
kuzeyden esen soğuk rüzgarlardır. Karadeniz kıyılarına yağış
bırakırlar. Kar yağışına neden olurlar. Karayel ile karışık
estiğinde kar fırtınaları görülür.
Yoğunlaşma :
Atmosferdeki su buharının gaz halden sıvı ya da katı hale
geçmesine yoğunlaşma denir. Yoğunlaşmanın temel nedeni sıcaklığın
düşmesidir.
Yöre :
Bölüm içerisinde farklı özelliklere sahip, bölümden daha küçük
birimlerdir. Iğdır Yöresi, Göller Yöresi, Menteşe Yöresi gibi.
Yörünge Düzlemi :
Bakınız :
Ekliptik.
Yükseklik :
Ağır bir gaz olan su buharı, yerçekiminin etkisiyle fazla
yükselemez. Yoğunlaşma sonucu yağış tekrar yeryüzüne düşer.
Yükseldikçe hava soğuyacağından havanın su buharı taşıma
kapasitesi dolayısıyla buharlaşma azalır.
Z
|